Aralık 07, 2011

Bendim İçin Bütün Zaferlerim..

 

           ‘başkalarını yükseltmeye çalışmak kendini yerin dibine gömmektir’.. ne anladın? Hiç.. anlamanı beklemiyorum ki zaten.. ömrü başkalarını düşünmekle geçen sen değilsin.. canan için candan geçen, açacağı bağı bostanı başkalarına feda edip, açamadan bi gül koncası solup yitmemiştir ki senin ellerinde..
           ‘Black Swan’.. duymuşsundur bunu..
Thomas’ın Nina’ya "evine git ve kendine dokun" demesi.. ve benim çoğu çoğu obsesif bazı bazı kompülsif olmam.. bunlar da mı tesadüftü? Daha fazlasıydı. İnan.. 
           Bedenime dokunmuyor olmasam da tüm hislerime dokunuyorum ben de bu gece.. nasıl da sancılı..
              Yıllarca kendinle savaş.. yürü yürü yürü.. dinle, yardım et, daha fazlasını yap, dua et, ağla ve bekle.. ne geçti eline? Ne geçecekti ki? Ne bekliyordun ki?
              Başkalarına verdiğin anlayışı, fedakarlığı, samimiyeti, sevgiyi, özveriyi ‘yakınım’ diye böbürlendiklerine veremiyorsun ya; işte o an sen bitmişsin demektir dostum!
Beyaz bi kuğu olmak senin seçimin değildi. Tamam anladık. Ama kirlendin. Kirletildin. Kafanı suya daldırıp daldırıp çıkarma ve Siyah bi Kuğu’ya dönüşme vaktin çoktan geldi bence. Kendine bi şans vermelisin.
              Artık şüpheye yer yok. Hem zaten cehenneme giden tüm yollarda iyi niyet taşları bezenmemiş midir?
             Sus ve ilerle. Kendini bilenler kazandı. Hep kazandı. Kazanmaya da devam edecekeler; yalnızlık korkusuna kapılıp köşesine çekilen, tir tir titreyen, nabza göre bade dağıtan korkaklar değil.

Kasım 10, 2011

Bana İhanet Masalları Anlat Baba ..






                Bazen hiç ihtimal vermedikleriniz  en ihtiyacınız olan kişi oluverir. Hayat bu ya hani; illa vuracak bir yerden  vesselam. İntikam soğuk yenen bir sebzemiymiş neymiş bilemem, fekat ihanet insanın hislerini de duygularını da hepsini hepsini alıverir bırakmaz geriye hiçbir şey.
                İhanet etmenin de altın kuralları vardır  tabi, öyle her babayiğit yapamaz. Üstelik sadece kadının erkeği, erkeğin de kadını aldatması gerekmiyor ki kardeşim. İnsan kendine yapmayagörsün.
                Önce elleri kirleniyor insanın. Sürekli yıkamak istiyorsun falan ama ne çare, sular kabul etmez seni.  Sonra ayaklarını kırasın, koparıp atasın gelir;  markalı ayakkabılarının cakasını bozmak istemezsin, yapamazsın kıyamazsın. Saçını başını tararsın, avuç avuç dökülen saçların gelir eline, alır atarsın rüzgara kuşlar yuva yapsın, esen rüzgarlarda başım ağrısın da aklım başıma gelsin diye. Sonra kıyafetlerini yıkamak, kirlerini tüm kanalizasyon borularına bağışlamak istersin, yağ lekesi değil ki mendebur bi tutam tuza kanmaz, soyunursun, atar fırlatırsın bir köşeye.
                Eee en son geriye gözler kaldı.. onun da icabına bakmak lazım şimdi. Her baktığını görmezsin ama her gördüğünü tamam tamam bunu demeyecektim aslında. Her görmek istediğine, her dokunmak istediğine, her  kaçtığına, her yakalandığına, her havada karada avlandığına hep ama hep bakarsın. Hem de öyle böyle değil. Yersin gözlerinle bitirisin sindirirsin. Consume, Obey, DİE ne demekmiş ki senin yaptığın pisliğin yanında. Buradaki sen tabiî ki ben oluyorum. Hani gerizekalılık edersin, anlamazsın falan. Herkes aldatabilir. Herkes aldanabilir. Herkes  ama herkes. Rahat olalım. Derin nefes alalım. Ellerimizi açalım. Yağmur duasına çıkalım.
O değil de, bazı şeylere engel olamıyor insan be güzel kardeşim.  Çiviyi çiviyle sökmeyi denediniz mi hiç bilmiyorum ama, hataları hatalarla örtmeyi denemeyin. Pişmanlığınız neyse orada öylece kalsın. Zorlanmanın bir anlamı yok. Karanlığa yeni delikler eklemeye gerek yok. Karanlığı ellerimizle bölme vakti çoktan geldi.

Nisan 02, 2011

Suya Sabuna Dokunduk Oysa..

video

İnsanları doğal ortamlarında gözlemlemek de nesiydi? Mahremiyetin doğasına aykırı değil miydi? Şerbet verecek nabız bulamayıp, kana kana içtim çilek kokulu bade’yi. Dudaklarımdan gerdanıma aktı gitti.

çooo..ook mutsuzum şu anda. çünkü sular kesik banyoda. dıııımmm dıııı dıımm.

Şubat 20, 2011

bana bir masal anlat istanbul

yağmur yağıyordu. kadın trenden indi. sabırsızdı erkek. narin bedeniyle yürüye dursun kadın, köşe başından çıkageldi erkek. özlemişti. öyle bir sarıldılar. kadın yanağına bir öpücük kondurdu erkeğin. hasret denen şey öyle beş dakikada gitmezdi. kadının elinden tuttu erkek hemen, öyle sıkı, öyle bırakmamacasına. yağmur yağıyordu. gülüyorlardı. savrulan damlalar sevgi fısıltılarına şahit olmak için şemsiyeyle savaşırdı. istanbul'da sevda masalları yazılırdı.


video